Ne yazmalıyım bilmiyorum. Seni ve sana duyduğum sevgiyi anlatacak kelimeleri bulmak çok zor. İnsan istediği gibi hissettiklerini kağıda dökemiyor. Vahşi bir zambak düşün, kötülüğün çirkinliğin bulunmadığı en ıssız yerlerde açmış. Yaprakları nazlı rüzgarlarla sevişir, rengi umut rengidir. İyiliği, güzelliği sevmeyi öğretir insana. İşte sen de vahşi zambaklar gibi ulaşılması zor, eşsiz ve umut dolusun... İnşallah okuldan sonraki hayatımızda da gönlümüzdeki mutluluk ve umut hiç eksilmez ve hep benimle olursun…VAZGEÇEMEDİĞİM
Dert olsun diye mi, yoksa ödül olarak mı gönderildin sen?
Tek bir kelimeye ihtiyacım var benim. Bütün hissettiklerimi sana anlatabilmek için sihirli bir kelimeye ihtiyacım var. İş yazmaya gelince ne yazık ki henüz bu kelimenin sözlükteki diğer kelimeler arasında yer almadığını fark ettim. Hayatımdaki beni mutluluğa boğan güzelliğin gerçekleşmesi için bana cesaret veren canım arkadaşım iyi ki varsın. Şu anda bu kadar mutluysam bunun mimarı sensin…Üç yıl boyunca ne çekti şu Ankara bir dili olsa da konuşsa… Gerçi bu üç yıl sen olmasaydın gözlerimle kim anlaşacak, bu okul nasıl bitecekti oda ayrı bir şey be ortak. “Atı alan Üsküdar’ ı geçti, biz takibe devam ediyoruz merkez…” Bayan kararsız; kararsızlık krizleri geldiğinde “ Seval sence önce şunu mu yapsam, yoksa bunu mu yapsam.” diye başlar. Önce şunu yap daha iyi derim ama ardından tekrar başlar. “Senin dediğin gibi şunu yaparsam iyi ama bunu yaparsam da daha mı iyi olur acaba? ”……. Bu konuşma beni çıldırtana kadar devam edip gidiyor. Hadi beni çıldırttı, bari benim dediğimi yapsa (!)… Yine kendi dediğini yapıyor. Tabi bu üç yıl bana bunun çözümünün “ Sen bilirsin Zeliş ” deyip kurtulmak olduğunu da öğretti…Zeliş ile ilgili son bir hatırlatma; Şu saatte şurada buluşuyoruz diye plan yaparsınız. Tamam orda olurum der. Ama o saatte oraya geldiği çok nadirdir. Ararsın 20 dakika sonra oradayım der. 20 dakika beklersin hala gelmez. Tekrar ararsın, 10 dakikaya kadar oradayım der. Beklersin ama yine gelen giden yoktur. Son kez ararsın ve canım ya özür dilerim, neler oldu bir bilsen gibi cümleleri başlar. Sakın aldırmayın sizi yanıltabilir…Her şeye rağmen sen insanın bu hayatta karşılaşması gereken ve insana tam gaz yaşama sevinci veren kişilerden birisin. Seni çok seviyorum… SEVAL
“ Zeliş ” bu isme o kadar alıştım ki seni özleyeceğimi biliyorum. Benim bu kadar mutlu olmamı sağladığı için ve en çok sevdiğim kişiye onun sayesinde kavuştuğum için ne kadar teşekkür etsem azdır. Senin gibi enerji dolu, hayat dolu bir başka kişi tanımadım. Bazen beni yeteeer diyecek boyutlara getirdiğin de oldu. Ama dedim ya sana o kadar alıştım ki yaptığın şeyleri beni üzmek için yapmadığını biliyorum. Güzel baldızım sana Gökay’ la hayat boyu mutluluklar diliyorum. Senin gibi bir insan bütün güzellikleri hak ediyor. Hayat boyu mutlu olman dileğiyle… İSMAİL
Hayatındaki birçok şeyi son ana sıkıştırıp koşuşturma içinde yaşamayı hayat felsefesi yapmış kuzenim. Onunla akraba olmamıza rağmen, dikey geçişle Ankara’ ya geldiği zaman tanıştık. Ve son bir yıldır da bizim ailenin bir ferdi oldu. Yeri geldi aynı yatağı paylaştık (yanlış anlaşılmaz umarım!J ), yeri geldi sınavlara çalışmak için beraber sabahladık, yeri geldi okeyde eş olduk, yeri geldi birbirimizin omzunda ağladık… Aslında o kadar çok şeyi paylaştık ki bunları saymakla bitiremem. Hiç tartışmadık mı???... Evet yeri geldi fikir ayrılıkları da yaşayıp tartıştık! Ama onların da üstesinden gelmesini bildik. (Herkesin ona Zeliş demesine rağmen ben ona Zeliha diyorum) Zeliha’ yı birkaç sözcükle anlatsam; güzel, akıllı, YAVAŞ, hiç dakik olmayan (2 de buluşacaksanız 3.30 dan önce onu beklemeyin), becerikli (gelin olacak ya!) ve iyi bir öğretmen adayı derdim. Evet bu sene ayrılık zamanı; eminim ki evde yokluğunu hissedeceğim ve çok özleyeceğim. Ama kıymetini bilecek, iyi niyetli ve düzgün bir eş olacak Gökay abiyle evlenecek olması beni mutlu ediyor. Zelihaaaa seni çok seviyorum ve çok özleyeceğim umarım Gökay abimle gönlünüzce yaşayacağınız mutlu ve sağlıklı yıllar geçirirsiniz…Cankuzen DİLEK
Deli kızım benim. Sahip olduğun yüksek IQ düzeyini gözlemlerin, diktelerin, espirilerinle birleştirince müthiş şeyler çıkartıyorsun ortaya. 200-210-220… kaç tane oldu sayamadım. Yalnız şu var ki, seni okulda daha çok görmek ve bu yeteneklerinden daha fazla yararlanmak ve gülmek isterdim doğrusu. Gördüğüm kadarıyla hayatın hep koşuşturma içinde geçiyor. Çünkü yakında “ Zeliş Evde” , “ Zeliş Okulda” , “ Zeliş Kursta” , “ Zeliş Alışverişte” , “ Zeliş İşte” , “ Zeliş Gökay’ la” , “ Zeliş Erzurum’da” , “ Zeliş Gökzel’ le” şeklinde kitaplar yazıp, ilkokullarda okutulmasını talep edeceğimJ Can hep böyle kal ve içindeki çocuğu öldürme olur mu?... FİLİZ
Afacanım benim! İçinde bir kurt olduğunu düşünüyorum ve bu konunun incelenmesini yüce Türk doktorlarının ilgisine sunuyorum. Seni takip etmek her zaman zor olmuştur benim için. Nadiren yerinde oturan, sıraların üzerlerinde gezinen, onunla bununla uğraşan, yapacak bir şey bulamadığında milleti çekiştiren ender insanlardansın. Bence kesin hiperaktifsin. Allah Gökay’ a sabır versin. Gezilerde yorgunluktan herkes horlarken Neşe! Seval! Adem! Fulya! Ali!... uyanın diye çıkardığın çığlık sesleri halen kulağımda. Nasıl bir sesin, yorulmaz çenen ve bitmez tükenmez enerjin var bir türlü anlayamadım. Sana alışmam bile ayrılık kadar zor gelmemişti. Hep mutlu kalman dileğiyle… NEŞE
Hemi hiper hemi aktif arkadaşım şeker. Sen çok cana yakın, samimi bir arkadaşsın teşekkürler. Ancak söylemeden geçemeyeceğim. Arkadaşım sen benim ayakkabılarımdan alıp veremediğin ne? Senin yüzünden adımız pasaklıya çıkacak. Evden sakin bir şekilde çıkıp geliyorum. Daha ilk ders arasında aktif arkadaşım kalkıp benim pasifliğimden istifade ayakkabılarımı çiğniyor. İlk maaşınla bana ayakkabı alacaksın ben anlamam. Güzel arkadaşım birde dünya gözüyle mürvetini görürsek bu bize yeter. Sana ömür boyu mutluluklar dilerim okulun en yaramaz, en şirine kızı... HASAN
Seni nasıl tarif edeyim kızım. Tarifin yok ki senin. 1 gram çılgınlık, 1 gram hazırcevaplık, 1 gram haşarılık… Biraz ondan biraz bundan. İşte Zeliş. Hayatımda senin kadar enerji dolu ve çançenesini görmedim ben ya. Hatırlarsan sana ve şakalarına kolay alışamadım. Ama öyle içten diyorum ki onlarsız sen “ sen ” olmazsın. Bundan sonra Allah öğrencilerine ve Gökay’ a sabır versin. Birde ilk yaprak dökümünü sen başlatıyorsun. Ama ben seni evli bir bayan olarak düşünemiyorum. He unutmadan takı işine de el attın ama beni geçmek öyle kolay değil unutma. Canım sana bir ömür mutluluklar… NAGİHAN
Sevgili arkadaşım Zeliş, senin kadar çatlağı ve hiperaktifi bu üniversiteli öğrenci piyasasında az bulunur hatta bulunmaz bile. Senin tekme, tokat, yumruklarınla yani, kısaca darbelerinle okulu bitirmek üzereyim. Seninle aynı sınıfta iki yıl daha okusak bu darbeler yüzünden sakat kalırdım herhalde. Zaten kafamda birkaç sorun oluşmuş bile. İyi ki DGS’ yi kazanıp okula geldiniz yoksa günlerimiz bu kadar eğlenceli geçmezdi. İnşallah öğrencilikten sonraki hayatında her şey gönlüne göre olur. Gökay enişteme selamlarımı borç bilirim...NEVZAT
Sınıfın en hiperaktif ve en yaramaz kızına;
Son günlerde aramızdaki kırgınlığın nedenini anlayabilmiş değilim. O gün yemekhanede söylediklerim şakaydı tamamen seni kızdırmak için söylenmiş şeyler ama sen birden sinirlendin bende alttan alamadım. Malum ben biraz kaba ve öğrenecek çok şeyi olan bir insanım. Aslında bunları sana yazıp yazmama konusunda kararsızdım. Son günlerde kırgın ayrılmak istemedim. Neyse sen yine de beni iyi yönlerimle hatırlamaya çalış. Eniştem ile mutlu bir ömür geçirmeniz dileğiyle, hoşçakalın… ALİ
Deliii, manyaaaakk…. Oh be. Kurtuluyorum senden. Artık kimse omzumu morartamayacak. Gökaaaayy; Allah sabır versin kardeş, biz üç yılı dolduramadık, sen bi ömür dayanacan. Dikkat et genç yaşta ölmeyesin. Dikkat et kızım, atamada yok zaten, yer altı dünyasına sert ve hızlı bi giriş yapıcam. Karşıma çıkma yakarım ;-)) Şaka bi tarafa, kızım senden her eve bi tane lazım. En kötü durumda ortamı yumuşatacak bi şirinlik yapabilmeyi başarıyorsun. En güzel durumda da…. ;-)) Okuldan diplomanı alınca gel, bende sana delilik diplomanı vereyim. Okuldan mezun olmamda senin de payın var. Her ne kadar sen vermemiş olsanda ben senden çok kopya çektim. Okulu bitirip evleniyorsun. Mutlu ve güzel bi hayat seni bekliyor. Dünyanda bu dostuna nokta kadar da olsa bi yer ayır ki, bu dostun da mutlu olsun. Bide hep içimde kaldı, buradan haykırıyorum; Gıcııııııkk !!!....ADEM
Zeliş… Hımmmm… Alışkanlık; Zeliş denince bende dahil herkes durup birkaç saniye düşünür. Bakalım şimdi ne yapacak diye J Sana bir sır vereyim. Sen herkesin sana cadı, kaçık, senden kurtuluyoruz dediğine bakma. Yokluğunda herkes Zeliş diye dört dönüyor. Yokluğun heryerde belli. Ankara’ da tanımaktan mutluluk duğduğum insanlardansın. Umarım karşına senin arkadaşlığını hak edecek insanlar çıkar. Çünkü arkadaşlığın çok değerli. Hayat boyu mutlu kalman dileğiyle… ÇAĞLAR OKTAY
En aktif, en yaramaz, en doğal, en şakacısına…
Ya yeter ayağıma basıyorsun, düşürmeye çalışıyorsun tamam anladık şaka yapıyorsun da nereye kadar. Bir daha Sedat’la sınavda yan yana oturmayalım.biliyorsun olayı abartıyor. Bir de utanmadan çektiği kopyaları müsvetteye alıyormuş. Tugi Tugi, Zeliş, Zeliş başımızın etini yedi. Bildiğim kadarıyla nişanlısın, umarım nişanlınla istediğin mutluluğa ulaşırsın. Hayatı böyle cıvıl cıvıl yaşayan bir kız olarak kal. Beni hep hatırla…TURGAY
Bi insan 6 saat boyunca hiç durmadan konuşur mu ya. İzmir’den gelirken soför bendim ve bizim deli bağırıyordu. Kafam şişti yaaa hala inmedi şişi biliyo musun? Bi daha bir yere gidersek yanımda bant getireceğim ağzını kapatmak için. Bu kadar geyik yeter dimi. Zeliha pardon pardon Zeliş içinde çocuk ruhu bulunduran ve iyi niyetli ( ve de deli) birisin. Hep böle kal, değişmeden…(ama yine de biraz akılan olur mu?)…SEFA
Zelişşş!....Zelişş……Böyle seslenirdim sana işte… En son girdiğimiz İngilizce vize sınavında nasıl duymadın sesimi halen inanamıyorum. Bir megafon kullanmadığım kalmıştı :-)) Aslında sen beni yanlış tanıdın Zelişşş!!! Ben “ BİM ” yani Türkçe izahı, ‘ Bilgi İşlem Merkezi’ görevini üstlenip, aldığım bilgileri yardıma ihtiyaç duyan ünitelere iletmekle yükümlüyüm. Bu görev bana verilmiş ne yapayım; yani görevime ihanet mi edeyim. Unutmaki “ görev kutsaldır! ” Şaka bir yana Zelişşş! Sizleri kısa bir süre tanımama rağmen yaşananlar için teşekkürü borç bilirim (Burada centilboy tarafımı vurgulamak istedim.) Yolun hep açık olsun…Yüzündeki gülümseme, gözüne yansıyan ışıltı hep devam etsin. Hiç kaybolmasın!... Haa! Unutmadan bir daha kimseyi ‘cimcikleme!’ çok acıtıyorsun!!! BYE BYE… SEDAT DİLSİZ
Zengin bir gönül, Engin bir ruh, Ley – li bir gülümseme, İnci bir kalp, Hak bir dost, Aydınlık bir gelecek… Zeliha’ ya matuf Zeliha’ ya atıftır. MUSTAFA HOCA
Deli dolu, sevimli ve biraz erkek fatma olan değerli arkadaşım Zeliş, Gökay Enişte ile bir ömür boyu mutlu bir şekilde yaşamanızı temenni ediyorum. Ara sıra şu deliliğin de olmasa, ama boş ver biraz delilik iyidir. Çok iyi arkadaşsın. Elimizden geldiği kadar seni sinirlendirmemeye çalışıyoruz. Çünkü sinirlenince bazen şuurunu kaybedebiliyorsun. Olsun biz seni her halinle seviyoruz. İnşallah ilerde görüşürüz…MURAT
Burnu havada bir görünümün olduğunu sanırım çok duymuşsundur. Bunun da sana mutluluk verdiğini düşünüyorum. Tanıştığımız günden beri çok nadir de olsa seninle samimi ve sıcak olduğumuz anlarda var. Ama beni tanımadığını ve tanımaya çalışmadığını düşünüyorum. Yine de seni tanımak güzeldi, benim hakkımda kötü düşüncelere sahip olmana rağmen. Hayatında ve evliliğinde mutlu ve huzurlu olman dileğiyle. Buna da inanmayacaksın ama tüm kalbimle diliyorum….
|