Ferhat ATMACA:Hani insan bazen sevincini, hüznünü paylaşacak dostlar arar. Sen benim böyle zamanlarda gönül rahatlığıyla konuşabildiğim dostlarımdan birisin. Bugüne kadar (25nisan 2006) çok şey paylaştık ve bundan da mutluluk duydum. Sen de biliyorsunki unutamayacağım bir insansın. Aradan yıllar geçtiğinde kulakların zamansız çınlarsa bilki biryerde seni çok özleyen biri var. Dünya seninle daha güzel (Pohahahahaha)

Esra HOKKA: Üçslahşörlere geç ve güç katılan ama en harbi insan olan dost.grubumuza evimize,yüreğimize sessiz ama derinden yerleşti.En güneyli,en milliyetci,en güleryüzlü… böyle canayakın insan görmedim ben ya.Adanalıyık Allah’ın adamıyık deyip deyip  fahri Adanalı yaptı beni .Şu dört senemde unutamayacağım anılarımın içinde kalacak her zaman.İçi kan ağlasa da yüzü güler.En güzel şeyde gülümseyebilmek değil mi zaten.Unutmadan halay çekmeyi, türkü dinlemeyi, bana o öğretti.Eğer atanamazsam onun başına kalcam.Umarım farkındasın Sıddık.Ayrı yerlerde olsakda yine beraber olmamız için BENİ UNUTMA DOST

Sedat ÖNKOYUN:İyibirdost iyi bir arkadaş,eğlenceli bir insandır.Bulunduğu ortamları eğlenceli hale getiren, aynı zamanda iyi bir organizatördür.Nezaman bir araya geleceğimizi ne zaman bişeyler yapacağımızı ayarlar.Tabi bunları yaptığı için ona teşekkür ediyorum.Özellikle de son yaptığı piknik için.Ankarada en eğlenceli geçen günlerimden birini yaşadım onun sayesinde.Günün birbaşka güzel yanı da o akşam Gs’ı 4-0 yenmemizdir. Sıdıka’ya birazda inatçı diyebiliriz. Ne etti ne yaptı bana bu yazıyı yazdırdı.Belki de bu onu sevdiğim içindir. Onu kıramam ben ya. Arkadaşlığıvedostluğu için ona çok teşekkür ediyorum.İyi bir insan olduğunu bilmenizi isterim.

Peri DÖZEL: Biraz geç tanıştık seninle fakat yaşamımın birparçası oldun iyiki varsın DOSTUM’sun.Güleryüzlü,canayakın birinsan.Evde buluşma noktamız salondan sonra onun odasıdır.Çok güzel,uzun,doyumsuz sohbetler…Çoksıkıntılı zamanlarımda mutlaka yardıma koşar.Ağır nöbet günlerimde yardıma koşması..Duygusaldır.Akıl onun için gerilerdedir.Ayrangönüllüdür.Ama vazgeçemediği aşkı RAFET EL ROMAN’dır.Alışverişi çok sever,saatlerce kızılaydaki dolaşmamız,bahçeliden girip kızılaydan çıkmamız,Mersin’i talan etmesi unutulmaz.Fotograf,günlük ve halay Sıdıka deyince aklıma gelecek arasındadır.Gittiğimiz heryerde fotoğraf yapalım der.İkimizin de ortak tutkusu tavladır.Laf aramızda seninle oynadığım tavla başka oluyor.Hep yeniyorum ondan herhalde.Bulunduğu ortama muhteşem biruyumu vardır.Sevincini mutlaka bellieder,bazen olumsuz duygularını açığa çıkarmaz.Bunun içinde kızarım ona.Bazen başkaları için kendisinden taviz verebilir.
Çok planlıdır.Son 1yılda aynı evi paylaşıyoruz.Allah’ım biinsan bukadar mıçok konuşur, dayanamıyorum. Sen daha yiyomusun diyerek ona takılmak başka birtat..Birbirimizi gıdıklamak..hıı unutmadan maliyet dersini alttan aldık. Öğrendik ama maliyeti değil mi? Son ingilizcevizesinden sonra kızılaya gitmemiz,ben sana ayvalık tostu, sen bana böğürtlenli dondurma ısmarlamıştın.Hatırladın mı? Bide az daha gölbaşına yürüyerek gitmek zorunda kalıyoduk.Sıdıkayla birbirimizi çok iyi tanır ve ona göre davrandığımız için çok iyi anlaşırız.Anlaşamadığımız tek nokta tuttuğu takımdır (4-0). Gülen yüzün hep gülsün,hayattan ne bekliyosan hepsi olsun.Hatırladın dimi dostunu. Unuttuysan tabi….

Dilek BADAR: Evet, akla gelen tekşey, güleryüzlü,yardımsever,herkese slm veren, herkesle iyi olan, yani imkansız biri..Bu zamana kadar o gülüşlerin sahte olduğunu düşünürdüm, hep yapmacık gelirdi. Ama öyle dediğim biri ev arkadaşım şimdi. Bu görüşümü tamamen çürüten, herkesle iyi olan, güleryüzlü Sıdıka imkansız değilmiş yani. Benim gibi düşünen varsa iyi okusun bu satırları. O taa içinden geldiği için iyi,içinden geldiği için güleç, yardım ediyor. Bakıyosun yardımlarına hiçbi beklentisi yok. Başta yanlış düşündüm ama tanıyacak kadar yakın değildim. Bu sene anladım onu. Yanlışımın bir nedeni de onun gibi birinin şimdiye kadar hayatıma girmemiş olmamasından sanırım. Onun gibileri dünyada az. Eğer hayatınıza girmişse sıkı tutun onu,çıkmasına,gitmesine izin vermeyin. Benim yapmaya çalışacağım gibi. Benden gitmemen dileğiyle arkadaşım…..

Emine KURU: Evimizin son üyesi Sıdooo…sen evimize geç geldin ama sanki hep bizimleydin. Yardımsever, güleryüzlü, arkadaşlarının isteklerini birtürlü geriçeviremez. Keşke herkes onun gibi olsa. Canım arkadaşım, bu ankaranın soğuk kış günlerinde bana odasını açan,(benim oda soğuk olurdu da) kendisiyle kalmama izin verdiğin için çok tşkr ederim. Donmama izin vermediğin için..onda unutamayacağım bişey, her memleketten dönüşümüzde onunla hep ağlardık.ikimiz çok sulugözlüyüz. Peri hep kızardı bu huyumuza. Çocuk gibisiniz derdi bize değimli? İnşallah ikimizde memleketimizde öğretmenlik yaparız hocam. Hep ailemizle birlikte…onunla sohbet ettiğimizde “hadi Emine bize aşktan bahset” derdi. Öyle pür dikkat anlattıklarımı dinlerdi. Sanki ben de çok anlıyorsam. Bu arada kendisi çok ayrangönüllüdür. Sıdıkam umarım hayatta istediğin insan çıkar karşına. Eğer onun gerçekten beklediğin kişi olduğuna inanırsan sakın onu bırakma. Hep mutlu ol arkadaşım.

Buğrahan CANPOLAT : Aman Adanalım canım Adanalım…bir insana gülümsemek bu kadar yakışır.kavurucu adana sıcağının bağrından kopup gelen, sıcak Ankara günlerinde içimizi ferahlatan,soğuk Ankara günlerinde içimizi ısıtan gülümsemesiyle adeta gökyüzünden inmiş bir melek.kendisi en adi, en şerefsiz, en menfaatçi insanları bile yola getirecek kadar mükemmel birinsandır. Dedim ya melek, melek… ama bumelek nöbetçi olduğu gün bana bulaşıklarını yıkatmıştı.Onun eşyalarını az mı taşıdık 5.kata kadar. Ama kendisi her şeye değer ve değmeye de devam edecek. Hayatın boyunca gülmen ve güldürmen dileğiyle……..

Volkan AVCI: Hatırlarmısın beraber ne çok şey paylaştığımızı…Uzaklarda değil yakın geçmişte neler yaşadığımızı…Kapa gözlerini ben aç diyene kadar, düşün şimdi dile getirdiklerimi, ben unut diyene kadar.Gün oldu beraber yudumladık kaçak çaylarını, Gün oldu beraber açtık aynı ezanda iftarlarımızı, Gün oldu beraber ağlaştık aynı omuzlarda, Gün oldu beraber dertleştik senin bitmeyen benimse olmayan aşklarımı, Hatırlar mısın bana yıldız tilbeyi armağan ettiğini, hatırlar mısın en sevdiğim kazağı birlikte aldığımızı, ya bir kış günü okul yolunda yüzüme vurduğun kar topunu, hatırlar mısın yeni adanaya kaç kez el salladığımı, ya senin süzere kaç kez buğulu gözlerle baktığını, hatırlar mısın fotoğraf karelerimizde hep önplanda olduğunu, özel bir günde benden siyah bir kedi kartpostalı aldığını, bizi ketçapla, acıyla ve cezeryeyle tanıştırdığını (cezerye yollasan da yesek valla) hatırlar mısın yüreklerimizi paylaştığımızı , hadi aç artık gözlerini, yaşat içinde bir yerlerde beni her daim, sonra kapa tekrar gözlerini,yanaklarına konacağım küçük bir buse için…….

Muhittin BEŞİKTAŞ: Başladığımızda bu zorlu yolculuğun bu kadar kısa süreceğini tahmin edemezdim. Kuşkusuz ki bu süreci kısa hissetmemizi sağlayan nokta hep birlikte birbirimize destek olmamızdır. Sen de iyilik ve sıcakkanlılığınla bu süreyi kısaltan arkadaşlarımdan biri oldun. Umarım bunu hayat boyu sürdürürsün.

Tekin BATMAN: Saygıdeğer bacom, pek muhterem insan. Sen bu yazıyı 6 veya 7 veya 8 yıl sonraokuduğunda belki de evlenmiş olacaksın. Acaba o zaman hala sesini duyabilecekmiyim? Aksine kulaklarındaki o ses bana ait olan o ses geçmişin bihayali mi olacak? Bacom ile o kadar çok anımız var ki hangisinden başlasam. İlk olarak bu kızın duygu sömürücülüğünden o kadar bıktım ki, nehlet olsun. Ömrümü yedin bitirdin beni. Şaka şaka. Her insanın böyle birdostu olmalı. Okadar fedakar ki sürekli olarak gölbaşındaki arkadaşları biaraya getirmeye çalışır. En son AOÇde bir piknik organize etmişti. Gerçekten çok eğlendik. Bacom pis biGS’lıdır. Bitürlü vazgeçiremedik. Takımı yenilse bile…Dönek bir rakibim olacağına böyle bir rakibi tercih ederim. Bir de çok iyi İngilizce konuşur. O kadar iyi konuşur ki kimse bişey anlamaz..Looked to my..Bacom kaçak elektrik ve su kullanmaktan mahkemelik olduğunda tabi yine zor günlerinde yanında olan bendim. Unutmamak ve unutulmamak dileğiyle  BACOM benim…
“Erkeğin suratında sakal
BACOM sen hep böyle kal
Hadi bana hoşçakal
Canciğer dostum SIDIKA BAYKAL

Sefa DEMİR (KANKİM): Kankim benim. Birinci sınıfta şalgam getirmiştin ben de çekinerek tadına bakmıştım, sonra da hep ben içmiştim. (kimseye bırakmadım, ohhh canıma değsin) neyse hala tadı damağımda. 4yıldır gülmedi bitürlü şu Galatasaray yüzünden yüzümüz. Ama sonuna kadar cimbomluyuz dimi kanki. Kanki sen güleryüzlü, neşeli ve hakiki bir dostsun. Hep böyle kal olur mu? 

Mustafa AKTAŞ: Senin o cana yakın oluşunu, güleryüzünü unutmak mümkün değil, seni üzgün gördüğümde inan ben de üzülüyordum. Seni güleryüzlü görmeye alışmışım, hep böyle güleryüzlü kalırsın inşallah. Sınıfımızın sportmen kızı sana ve ailene ömür boyu sağlık ve mutluluk dileklerimle…….

Hülya DEMİR: Canım Sıdıkacım. Güleryüzlü, iyi kalpli arkadaşım benim. Ya o kadar iyisin ki o kadar arkadaş canlısısınki insan senin yanında çok güven duyuyor. Çok teşekkür ederim arkadaşım olduğun için, gerçekten o kadar iyi şeyleri hak ediyosun ki inşallah hep bu hak ettiklerin olur hayatta, güzel yüzün hep gülsün. Seni çok seviyorum.

Yusuf ÖZKILINÇ: Seninle lise1den beri beraberiz artık peşimi bırak diyorum. Seninle çok güzel günler geçirdik. Yolun sonuna geldik hemşo, artık yokuz. Ben kime hemşo bu soru banko diyeceğim. Neyse güzel günler bizleri bekliyo. Rabbim sevdiklerinle çok güzel günler nasip etsin . Türkiye’nin farklı yerlerinde karşılaşmayı nasip etsin. Deli Yusuf

   

Sıdıka Baykal

sidika.baykal@mynet.com