Kızım ya yine mi beğenmedin?Bak baloda sana makyaj yapmayacağım haberin olsun.Ya yaşadıklarımız ne kadar çok dimi?Okul, yurt…Günümde, gecemde hep sen vardın.Bir insanla 24 saat birlikte olunabilir mi?Aynı odada mutluluğu, hüznü yaşadık.Unutulur mu ÇS’de maliyetle kafayı yediğimiz geceler, koridorda gecenin köründe ısıtıcıyla yapılan çorbalar, saçma sapan kahkahalar(benimle saçma sapan şeylere az gülmedin).Yazsam yıllık yetmez.Dostum oda biz gidiyoruz diye en çok günümüzün yorumlarından kurtulduklarına seviniyordur.Bir daha ağlama ama yine de hıçkırıklarını yalnızlıkla paylaşmak için evine bir yangın merdiveni yaptırırsın artık.

( NAGİHAN )

İtiraf ediyorum tanışmamız bir rastlantı değil, tamamen planlı ve programlı bir organizasyonun ürünü.Hatırlayacağın gibi uluslar arası voleybol turnuvası dünya kupası finalinde aynı takımda oynamıştık ya hani voleybol topuyla paslaşıyorduk ya onu diyom).Önceleri pek samimi değildik ama zamanla aramızdan su sızmaz oldu.Baraj kursak yeridir yani.Sen şimdiye kadar yanında en rahat olduğum kızsın.Biliyorsun ben çok çekingen biriyim.Fıstık senin arkadaşlığının değeri hiçbir şeyle ifade edilemez.Dostluğun ve arkadaşlığın için çok teşekkürler.Unutmamak sözü ve unutulmamak dileğiyle.Okulun en harbi canım arkadaşıma.

 ( HASAN )

Zaman öyle çabuk geçiyor ki, ne zaman geçtiğinin, geçen zamanda neler yaşandığının farkında olamıyor insan.Yaşadığımız anın hep acı, umutsuzluk, özlem dolu olduğunu düşünüyoruz.Sonrasında kendimize kızıyoruz, suçluyoruz kendimizi.En sonrasında ise gülüp geçiyoruz da hiçbir zaman, şu anda yaşadıklarımıza gülüp geçe miyoruz.En önemlisi bu süreçte kötü gün dostu bulabiliyorsak ne mutlu bize.Bir elmanın iki yarısı vardır ya; bir yarısı sen, bir yarısı ben.Zaman ve mekan farklı olsa da aynı şeyleri yaşıyorsak eğer.Savaşıyorsan, zorluklara karşı dimdik ayaktaysan eğer; aklını ve mantığını kullanıyorsan; bir amacın varsa, inançlıysan ve hırslıysan; tüm insanlara karşı sevgi doluysan ve sabrının sınırlarını zorlayarak onları kırmaktan kaçınıyorsan, zor günlerde onların yanındaysan; bitmek tükenmek bilmeyen enerjinle pozitif enerji dağıtıyorsan çevrene, ben daha ne diyebilirim ki sana.Can dostum, diğer yarım benim.Mutluluk ve umut her daim seninle olsun.

( FİLİZ )

Sınıfın en harbisi: “Kız Baco”! Baco yazmaya böyle başladım diye kızma.İyisin, hoşsun, muhabbetin de çok güzel ama çabuk küsüyorsun be.Muhabbetin dedim de aklıma geldi; duyduğuma göre ağlama duvarına dönmüşsün.Her derdi olan sana gelip anlatıyormuş, ben de dahil olmak üzere.Hani sana yalnız kalma deyip ağlamana izin vermiyoruz ya, galiba sana bunu bile çok görüyoruz, kusurumuza bakma.Baco herkesin mutlu olmasında galiba senin bir payın var.Allah’ta seni mutlu etsin(Amin).Devamlı gül arkadaşım, hayat ağlamaya değmez.

( ALİ )

Neşem, canım arkadaşım.Seni anlatmak zor be dostum, yaşamak lazım.Bayan “Harbi Kız”dır kendisi.Kafasını bozarsanız hakkınızda pek hayırlı olmaz.Hırsın zirveye çıktığı bir kişiliktir.Hatta öyle bir hırs ki oyunda bile yenilgiyi kabul etmez.Kuralcıdır.Kurallar çiğnenemez.Hele birde bu oyun tabu ise ve aynı grupta bu hırs konusunda biri daha varsa, bunun ne farkı var ki patlamaya hazır bir bombadan.Neyse ki Neşe ile Adem’i aynı gruba vererek bu oynu da oynamayı başarabiliyoruz.Hayata değer yaşam. Sevmeye değer bir aşk seni bulsun.Dostların kolları birbirlerini dünyanın bir ucundan bir ucuna kucaklayabilecek kadar uzundur.En güzel günlerde, en zor zamanlarda hep yanımda oldun.Dostluğun için teşekkürler.

( SEV-AL )

Neşe, Dostum. Sen tanıdığım erkeklerin çoğundan daha delikanlısın. Sözünü esirgemeyen, gerekiyorsa kavga eden, ağlaması gerekiyorsa ağlayan, içi dışı özü sözü bir… Senin gibileri pek kalmadı be abla. Sen benim ağlama duvarımsın. Ne zaman canım sıkılsa, ne zaman bi derdim olsa ilk sen geldin aklıma. Derdimi paylaştın, bana hep destek oldun. Acımı biliyosun, derdimi biliyosun. Hayat işte belki bigün bize de güler… İlk zamanlar çok kavga ettik (kim icat ettiyse bu tabu oyununu). Zamanla her şey değişti. Sen bana bu okulun kazandırdığı çok az şeyden birisin. Varlığın hep güç verdi yokluğun nasıl olucak bilmiyorum ama bildiğim bi şey varki sensiz hayat “NEŞE”siz olucak. Seçme şansı olmayan şeylerin hayatını olumsuz etkilemesine izin verme. Hayat şimdiye kadar sana cömert davranmamış bile olsa, yarınlar hep içinde güzellikler saklar. Güzel yarınlarında bizimde yerimiz olur inşallah. İstesen de benden kolay kolay kurtulamazsın zaten. Geceleri telefonun çaldığında bi bakacaksın ki Adem arıyo. “yine ne derdi var bunun” diceksin belki ama olsun ben hep aricam. Bazen derdimden, bazen “NEŞE”mi bulmak için… “Karanlık gecelere, Ortak edemem seni, Kıyamam, Kıyamam sana!!” ve senin için birkaç damla gözyaşı (çok daha fazlasını hak ediyosun). Unutma beni ablası sen bari unutma. 

( ADEM )

Sınıfa Savunma Bakanı olarak atanmıştır.Kimi zaman eski hareketliliğini kaybetse de yine de sağı solu belli olmaz.Sınıfımızın esmer bombası olan Neşe, çalışkanlılığının yanında ceylan gözleri ile dikkatleri üzerine çekmektedir.Ayrıca nerede bir haksızlık olsa zart diye gider, meseleyi zort diye çözer.Fakat arkadaşlarının sorunlarıyla uğraşmaktan kendi sorunları hep askıdadır.Şaka bir yana, candan bir dosttur.Hayatı törpüleyen zaman, yırtarak geçer kalbimizden.İçimizde bir şey olur acıya benzer, umuda benzer.Böyle günlerde biraz kararsız, biraz karamsar, biraz hüzünlü, biraz buruk oluruz.Ancak yinede umut dolu, mutlu olmak isteriz.Birini ararız; içten, sıcak, şefkatli.Böyle anlarımda yanımda bulduklarımdansın.3 yıl bitiyor ve ayrılık, özlem geliyor.Umarım bu ayrılık ve özlem kısa sürer.Seni Çok Seviyorum.Unutulmamak dileğiyle! 

(  ZELİŞ )

Sevgili arkadaşım Neşe! Bu okulda öğrencilik yaşantımı ikiye ayırıyorum.Sizden öncesi ve siz geldikten sonrası.İyi ki geldiniz ve yaşantımıza renk kattınız, hatta gökkuşağına çevirdiniz desem abartmış olmam herhalde.Bu arada limonlu mercimek çorbası ve badin için özürlerimi tekrar bildiririm.Sen ne demek istediğimi çok iyi anlamışsındır.Senin tuttuğun güzel notlar sayesinde okulumuzu bitirmek üzereyiz.Hakkını nasıl ödeyeceğiz bilmiyorum yani.İnşallah bundan sonraki yaşantında yüzün hep güler ve her şey gönlünce olur.İstanbul’da buluşmak dileğiyle. 

 ( NEVZAT )

 

Arkadaşım Neşe!En samimi, en iyi şarkı söyleyen, ismi gibi en neşeli kızına…Yılbaşı gecesi,kayık sefaları ve yaptığımız paten bunlar unutulur mu?Tabi ki unutulmaz.Çok güzel şarkı söylüyorsun bir şarkı söylesene be.Hadi Turgay biraz hareketlen.Her şey iyi de nedense kadın erkek eşitliği konusunda uzlaşamıyoruz.Hep konuyu açıyoruz ama hep ters yönde hareket ediyoruz.Yani ben hiçbir zaman senin düşündüğün gibi biri olamam.Her zaman çizdiğin doğru yolda ilerle, hep neşeli ol!Beni hep hatırla.

( TURGAY )

 

Kimi zaman çok samimi, kimi zaman da aramızda uçurumlar varmış gibi hissettim seninle olan arkadaşlığımızda.Moralinin bozuk olduğu zamanlarda suratın asılıyor ya, hiç yakışmıyor sana ve ismine.Gülmekte bir o kadar çok yakışıyor.Kalbinde belki bir iz bırakacağım, belki de tam tersi.Ama her ne olursa olsun seni tanıdığım için mutluyum.Hiçbir zaman suratındaki gülümsemenin eksilmemesi dileğiyle… 

( NURGÜL )

Neşe sen alemin “En Delikanlı Kızı”sın ve tabi birde “Dert Küpü”sün.O nasıl küpse, dert aldıkça kapasitesi büyüyo, hiç dolmuyo.Tabi delikanlı isen ve dert küplüğü üstlenmişsen bunlara katlancan, sen kaşındın bunlara ve ağlama duvarı oldun çıktın.Neyse ALLAH’tan ben ağlamadım.Ben ağlasam yer var mıydı?Sen şimdi vardı dersin ama sen kime ağlayacan.Neyse kağıt ağlamaktan çok ıslandı yazılar ıslanmaya başladı.Neşe sen gerçekten insanın başına gelebilecek en güzel şeysin, dostluğunu hiçbir şeye değişmem.Hep böyle kal olur mu.

( SEFA )

Adı gibi özü de güzel neşeli kız.En çok özleyeceğim arkadaşlarımdansın.Senin en çok sevdiğim yanların; tüm insanları sevmen ve yazı yazarken sana baktığımda gülmen.Neşeli kız, o neşe adından ve özünden hiç eksik olmasın.İstanbul veya Çorlu’da görüşmek dileğiyle. 

( MURAT )

Merhaba ismi gibi neşeli, etrafına neşe saçan ve bizim neşe kaynağımız olan arkadaşım.Sınıfa ilk geldiğinizde tüm sınıf gibi sizinle konuşmuyorduk.Herhalde dikey geçişle ve sonradan gelmeniz bunda etkili olmuştu.Ama sizi tanıdıktan sonra her şey çok farklılaştı.Tabi bunda sizin iyi ve güzel arkadaşlığınızda etkili oldu.hayatın boyunca tüm güzellikler seninle olsun.Unutmamak ve unutulmamak dileğiyle...                                                 ( HAKAN )

Ne güzeldi değil mi, o halk oyunlarında geçirdiğimiz günler.Zorlandığım yapamadığım hareketlerde hep moral vermem.Ondan sonraki arkadaşlığımızda devam etti en samimi haliyle.Birbirimizi unutmayalım.Sevgiyle kal. 

( EMRULLAH )

Aah Aah! Bunlar ne mi?Tabi ki Neşe’nin çığlıkları.Allah’a şükür, gidiyorsun da, bi sessiz kalacak şu odaJ Deli dolu, kıpır kıpır, kimi zaman fırtınalı, kimi zaman durgun ama hep ağır…İşte iste Neşe!Birde son anda bir şeyler toparlamaların, son anda yataktan kalkıp “Nagihan  kalk” demeleri…Kızım sen gidince, kim ağlayacak merdiven boşluğunda, koridoru kim türkülerle dolduracak?Yok yok, 112 bu sessizliğe dayanamaz!Bence sen kal, senin yerine öğretmenliği başkası yapsın.Hem öğrencilerine yazık olmaz, hem de bizim saçlar ütüsüz kalmaz!Gamzelerin hep görünsün.Seni Seviyoruz.

( 112 Acil Servis ( Canım Odam))

 

Neşe…Senin yerin Nuri’nin akıl almaz işlerinden dolayı herkesten farklıJ Seni her zaman açık sözlü, kusursuz, samimi, ama en çok da elinde mikrofon büyük kalabalıklara şarkı söylerken J hatırlayacağım.Kendine çok iyi bak.Her şey gönlünce olsun. 

( Çağlar OKTAY )

Nazenin Gözlü,
Engin Ruhlu,
Şefkat Yürekli,
Endamı Nazlı
İşaretleri her Neşe-i muhabbet yüklü Neşe’dir.                               
( Mustafa KARAAĞAÇLI)
(İdealimdeki Hocam)

 

 

 

 

   

Neşe Elligüzel

neseelliguzel@hotmail.com