Serap KESKİN: Okul bitiyor. Benim için senle başlamıştı bu okuldaki her şey, senle tanışınca da tersine dönmüştü. Ankara dünyanın en güzel şehri, okul katlanılabilir bir yer. Hatta yaz, kış, bahar her mevsim benim içinde yeşil yapraklar pembe, beyaz yapraklar açtırdı varlığın ve benim için senle yaşadıklarımız hep devam edecek, birlikte her gün hayata dair yeni şeyler öğreneceğiz. Aslında bizim için okul hiç bitmeyecek. Eminim öğrencilerine de kendin gibi güzel insan olmayı öğreteceksin. Güzel bakmayı, güzel görmeyi…
Son olarak: BKS
Selcan ve Serkan YILDIZ: o ise sınıfın diğer bir renkli yüzü, aktörüdür. Tiyatrocu olması nedeniyle herhangi bir karakterle her an karşınızda görebilirsiniz. Bu özellik kimi zaman onun ders anlatımlarına da yansır. Bir gün Sakıp Ağa olarak karşınıza çıkar, bir gün sınıftan herhangi birinin profesyonel erkek oyuncusu olarak. Enerjisi ve neşesi hiç tükenmeyen arkadaşımız tüm hayallerin gerçek ve yolun açık olsun.
Adem DOĞAN: Seni ilk cangırı deyişinle tanıdım sonra iyi bir arkadaş kazandım. Nereden bulduğunu anlamadığım enteresan pozlarını, bana bugüne kadar olan desteğini hiç unutamam.
Murat AY: 3 koca yılı tiyatro vesilesiyle beraber geçirdik. Ama unutamayacağım bir şey varsa senin sahnedeyken benim 1 dakika boyunca senin sahneye girmedin diye atmasyondan konuşmamdır. Dostum hayatta başarılar. Her şey gönlünce olsun.
Feride KILINÇ: sen sınıf içi etkinliklerimizin bir numaralı organizatörü, hazırladığımız dramalarımızın yönetmeni ve as oyuncususun. Size Serap’la bir ömür mutluluk diliyorum. Sınıfımızın tatlı ve tek çiftleri…
Recep KARAKUZU: Yıllar geçse de her zaman aklımda kalacak ender kişilerdensin. Kimi zaman tiyatroda cangırı bileti sattın, kimi zaman sınıfta atm (bankamatik) oldun. Şu buz pateni olayını hiç unutmam zaten. Ama sen her zaman renkli kişiliğinle ortamı şenlendirirsin. Eminim senin öğrencilerin çok şanslı olacak. Umarım bu halin bir ömür sürer. Size hayatta mutluluklar.
Burhan TOPTAŞ: İlyas denince aklıma ilk senin tiyatro konusundaki yeteneğin geliyor. Hele hele 3.sınıfta kim bir drama yapsa ilk yardım istediği sendin ve sen kimseyi kırmadın. Sınıf yönetimi dersinde seni Atilla Hazar’dan çok gördük. Kardeş seni daha çok tanımak ve okul dışında da süren bir arkadaşlığımızın olmasını isterim. Umarım okul bittikten sonra da seninle iletişimimiz kesilmez. Kardeş seni çok seviyor, mutluluk ve başarılar diliyorum.
Tuğba TÜRK: O kadar önemli değildir gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar olmasaydı demiş birisi ve ne kadar doğru söylemiş. Sanırım seni tanıyan biriydi J Serap’la seni gördükçe evet derdim hayatta yolunda giden şeyler de var. Sevmeyi bilen, sevilmeyi hak eden büyük insan, hayatın güzellikleri seninle olsun. Mutlu olacağını biliyorsun; çünkü mutlu olmayı hak edenler mutlu etmeyi bilenlerdir. Seni çok seviyorum
Ferhat KONDAKÇI: Herkes gibi ben de senin Serap’la mutluluk dolu geleceğinizin temennisini belirtmek istiyorum. Tiyatro başarın, sonradan gelip hepimizi geçtiğin ders başarın, Ankaralı olup resmiyetten uzaklığın benim için en güzel özelliklerindi. Başarılarının katlanması ve hayatında başarı dileklerimle seni uğurlamak istiyorum. Ferhat işte…
Gökhan Tezel: Dostum, dört yılı göz açıp kapatıncaya kadar bitirdik. Birlikte birçok şey paylaştık. Bunlardan en heyecan vericisi Filtresiz Öğrenci Hikayeleri oldu. Çok istediğim bir şeyi seninle paylaşmak unutamayacağım anılarımdan. Yaşam boyu hep bu mizah yeteneğini koru sana çok lazım olacak ve bizleri unutma. Serap’la bir ömür mutluluklar dilerim.
Selçuk Bozdağ: Okul içinde ve dışında sürekli devam eden ilginç, şaşırtıcı muhabbetlerimiz, karşılaşmalarımız, hareketlerimiz… Biz aklın sınırlarını zorladık diyorum çünkü aklın sınırları can sıkıcıydı, yeterli olmazdı bize, bir boyut daha gerekliydi. Buydu bizi bir araya getiren, güldüren. Sevgilerle…
Binnur KANAT: O bir tiyatrocu, o bir centilmen, o bir İlyas… Sorumluluk almaktan keyif alan ve açık sözlü biridir o. Samimiyetine inandığım sevgili arkadaşım; yeteneklerin sayesinde hayatın boyunca başarılı olmaya layıksın.
Emrullah Oruç: Merhaba İlyas. Bu merhabayı ya da benzerini duyacaksın benden hayatın boyunca. Senin gibi dostları hatırlamak bir borç benim için. Bir şehirde okuyorsanız oranın yerlisi olanlar size bilmiş davranabilirler belki. Ama ben İlyas'ta buna benzer bir şey hiç görmedim. O hep yardımcı oldu bize. Ve Gölbaşı’na vardım gölleri çoktur türküsünü söylemen beni mutlu ederdi. Serap'a da söyledim çok yakıştığınızı ve sana da aynı temenniyle yani bundan sonra ki hayatınızda mutlu olmanızı dileyerek bitiriyorum yazımı. Güle güle…
Hafize YURTSEVER: Bir insan bu kadar mı sempatik ve iyi kalpli olabilir. İlk tanıştığımızda bunu anlamıştım zaten. Değişik yüz ifadelerin ve esprilerin herkes tarafından çok aranacak haberin olsun. Sende gördüğüm o sevdiklerini koruma, yardımseverlik ve sahiplenme duygusunu daha önce çok az kişide gördüm. Anlayacağın insan senin yanında huzurlu, güvende ve en önemlisi neşeli oluyor. Çevresine bu kadar neşe saçan canım arkadaşım, sevdiklerinle beraber ömür boyu mutlu ve huzurlu ol. 1 sınıftan buyana gösterdiğin istikrarlı mutluluğunu Allah en kısa zamanda tamamını erdirsin JJ Sevgi ve saygılar…
Çiğdem TİLKİ: Dostum Serap’la o kadar benziyorsunuz ki Allah sizi birbiriniz için yaratmış. Senin bu bitmek tükenmek bilmeyen enerjin, sınıfı organize edişin ve her işte bir parmağının oluşu seni sınıfta farklı bir yere koyuyor. Sen olmasan büyük bir eksiklik olurdu bence. Ömrünün başarılarla geçeceğine inanıyorum. Hayatında mutluluk ve Serap hep olsun...
Ali MREHOURİ: Bana yaptiklarinizden oturu, sizlere cok tesekkur ederim. Simdiye kadar gordugum birbirine en cok yakisan ciftsiniz. Umarim bu birliktelik evlilikle sonuclanir ve omur boyu mutlulukla surer. Bir yastikta kacayin (yeni oğrendim bu deyimi). Duğununuzde cağirmazsanız kuserim, msn’inizi alir, engellerim sizi J Haha ha ooPs!!
Neslihan TÜRKAY: Sınıfımızın beynidir, ağzıdır, dilidir o. Onun da gözlerinden beynine çakan şimşekleri görebilirsiniz. Her an bir şeyler üretir, herkes için ve bunları hiçbir karşılık beklemeden yapar. Tek karşılık bir çift gülen gözdür beklediği. Bitmek tükenmek bilmeyen enerjin için teşekkürler. Hakkettiğiz gibi yaşarsınız umarım.
Erhan ÖZER: hani bir oyunumuzda “Çangırı Çangırı” diye bağırıyordunuz ya birbirini tamamlayan bu seslerin sadece üniversite yıllarında değil hayatın her döneminde daha genç, daha dinamik ve daha güçlü bir şekilde birbirini anlamlandırması dileğiyle.
Ferda KERVANCI: Çankırı’ya karşı sempati ve merak uyandıran arkadaşıma; tanıştığım için kendimi şanslı hissettiğim nadir arkadaşlarımdan birisin. Bende yaşayan birçok anının baş karakterlerinden biri oldun. Serap’a iyi bir eş, bizlere de hep iyi bir dost olman dileğiyle.. Abi bee bi çangırı yapsak J
Kadir YILDIRIM: Yiğidin harman olduğu yerden geldin, hayatımıza Çankırılı olarak girdin, garip fikirlerin adamı canım dostum, en çok da neyini seviyorum biliyor musun: sen de benim gibi yarım akıllısın. Ve en çok da foto çekmeni özleyeceğim. Hep mutlu ol manyak dostum İlyas…
Abdulkadir KURT: Seni ilk gördüğümde Melik’le beraber arkamda kayıt kuyruğundaydın. O kadar masum duruyordunuz ki hepimiz gibi… Ama siz tabi Ankaralı olarak rahattınız. Bambaşka bir ortama giriyorsun kolay değil tabi, ama sen bu yeni ortama ayak uydurmama o kadar yardımcı oldun ki seni hiç unutmayacağım. Canım arkadaşım, Serap’la bir ömür mutlu olun |