Seni tanıyalı daha on ay oldu. Sıcak bir yaz günü Düden Şelalesinde çıktın karşıma. Nerden bilebilirdim ki bu karşılaşmanın beni bambaşka duygulara bambaşka dünyalara götüreceğini.
Birbirimizi tanıyalı bu kadar kısa zaman geçmesine rağmen o kadar çok şey paylaştık ki... Bazen güldük eğlendik bazen de sorunlarımızı çözmeye çalıştık. Hayatın yoğun temposunda ikimiz de olumsuz durumlarla karşılaştık. Bu olumsuzluklarda hep birbirimize destek olduk.
Olayların üstünde çok düşünmen seni çok yıpratıyor. Bu da beni çok üzüyor. Çünkü senin her zaman mutlu olmanı, gülen gözlerle bana bakmanı istiyorum. Seni mutlu görmek beni de mutlu ediyor.
Bütün bunların yanında o kadar sıcak kanlı, temiz kalpli, iyi yürekli ve doğalsın ki....
İşte seni bütün bunlarla beraber seviyorum. Seni sen olduğun için seviyorum. Doğal olduğun için, rol yapmadığın için seviyorum. İyi ki seni tanımışım. Her ne şartta olursa olsun yanındayım.
Meleklerin bütün güzelliklerinin üzerinde olması dileğiyle.
DURALİ AYDOĞMUŞ

Sevimli bir o kadar da telaşlı arkadaşım benim.
Okul başladığından beri her sınav dönemi kalıcam kalıcam diye söylenirsin ama Allah’ın izniyle okulu bitiriyoruz. Sınav dönemleri bir telaş alır seni ama tatlı bir telaş seninkisi. Okul bitince senin telaşlı hallerini özleyeceğim.
Okula ilk başladığımızda seninle Anıtkabir’e gitmiştik. O gün benim için çok güzeldi. O günü güzel yapan sendin. Daha birbirimizi yeni tanımamıza rağmen o kadar içten konuşuyordun ki benimle. Senin bu içtenliğin çok hoşuma gitmişti.
Rabbim güzelliğinden ve içtenliğinden hiçbir şey kaybettirmesin ve daima iyi insanlarla karşılaştırsın seni.
SAFİYE AYAZ (EFE)

Üniversite yıllarını bilirsiniz.Hep sınav kaygısı hakimdir. Sınavlar biter, notlar beklenir dört gözle. Notlar da açıklanınca geçer miyim kalır mıyım muhabbeti başlar.
Ama havvana asla böyle değildir. Çünkü o daha sınav olmadan başlar: “özlem, 40’la geçer miyim?” diye. Bir de sınav açıklansın ki, Havvana en az 50 almıştır. Boşuna yer bitirir kendini de bizi de. Ve hala sayıklar durur: “Ama özlem sen geçersin. Ben ikinci sınavdan30 alsam yeter mi?”
Ya ama o kadar güzel güler ki, o kadar içten kahkahası vardır ki, hadi gel de kız. İmkansız.
Ben kayıtta ilk Havvana ile tanıştım. Sonra 4 yılımın her köşesinde o oldu. Yani ben okula Havvana ile başladım Havvana ile bitirdim. Onun arkadaşlığına o kadar alıştım ki....
Güzel bir söz vardır: Arkadaşlar yıldızlar gibidir. Onları göremesen de var olduklarını bilirsin, diye.
Sen de benim yıldızımsın. Gökyüzünde buluşmak dileğiyle Seni çok seviyorum. Hayat boyu böyle pırıl pırıl parla.
ÖZLEM ÇELİK

Havvana Ankara’ya  geldiğimde tanıdığım ilk arkadaşımsın. Neydi o yağmurun altında kayıt yaptırma çabamız. Stresli günlerin sonu değil en başıymış da haberimiz yokmuş. Tamam güzelim ben de stresliyim de sen beni de bastırdın. Geçicez mi kalıcaz mı derken bak sonu geldi okulun. Ömrümüzü çürütmüşüz değil mi? Ah benim fotojenik arkadaşım, değmez bu hayat bu kadar düşünmeye. Unutmadan cevap vereyim. Üzülme eninde sonunda atanırııııııız.
AYLİN GÖRÜGEN

Olaylara olumsuz bakmak için hiç çaba sarfetmesine gerek yok. Çünkü içinden hep öylesi geliyor. Bunun yanında o kadar şeffaf ki içi dışında, dobra, içten pazarlıklı değil. Onu bu yüzden takdir ediyorum.
Hayata hep pozitif bakabilmen dileğiyle, çok mutlu ol olur mu?
VİLDAN İLGÜN

Üniversite hayatının ilk iki yılını sınav endişesiyle geçirmen, samimi tavırları ve gülüşüyle, heyecanlandığında, güldüğünde kırmızılaşan yüzüyle okul hayatıma renk katan, bazen de sinirlerine hakim olamayan gül yüzlü güzel arkadaşım hayatının hep mutlu geçmesi dileğiyle. HASİBE DEMİR
Canım arkadaşım; 4 yıllık beraberliğimizde çok fazla birarada olamadık. Ama senin sınav kaygını,çalışkanlığını hiç unutamam herhalde.
Isparta’nın gülü arkadaşım.
Dürüst, çalışkan, insanları kırmaktan hoşlanmayan ve kendisi de bir o kadar kırılgan, narin dostum. Artık kantin muhabbetlerimiz de olmayacak. Hepinizi çok özleyeceğim. Dostluğumuz ömür boyu sürer inşallah.
BAĞDAGÜL HELVACI

Zamanla çekingenliğini nasıl üstünden attın ama. Bu özelliğinde dolayı, bir türlü tiyatro oyunlarında prenses yapamamıştık seni. Ama bugün 360 derece döndürdük seni ve bir oyunumuzu kabul ettirdik sana. Oyun çok güzeldi ve sen ayrı bir renk katmıştın. Böyle güzel performansın vardı da bizden esirgedin. Alacağın olsun.
Hayatın arzularına yön veren çizgide seyretsin.
VOLKAN AVCI

İvedik metrosunda gördüğümde “ben bu kızı bir yerden tanıyorum.” diye düşünmüştüm.klasik bir çalışkan kız öğrenci gibi kitaplarına sarılmış halde metroyla gidiyordun. (o zamandan belliydi çalışkan olduğun).
Bir türlü bitiremediğimiz şu “inek” muhabbetini; sen yaparken iyi, ben yapınca kötü. Sınavlardan sonra ben kesin kaldım diyen, açıklanınca ortalamayı alt üst eden notlar alan arkadaşıma genel not ortalamasını bakmasını tavsiye ediyorum.Sanırım ineği tespit için en iyi ölçüt bu olsa gerek.
Hayat boyu sağlık, mutluluk... tüm güzellikler seninle olsun.
MUSTAFA AKTAŞ

Merhaba. İlk önce sana bir ömür boyu mutluluklar dilerim.
Bazen tartışsak da yine de aynı odada bir dönemim mutluluk içinde geçti. Seninle aynı odayı paylaşmak, bir arada olmak çok güzeldi. Bazen ben bazen de senhata ettik. Beni affet. Affettin mi gıııııııı
Ama bir şeye eminim ki güzel Türkçem gitti. Taa oralardan kalkıp güzel Türkçeyi öğrenmek için buraya geldim. Bildiklerimin hepsi de gitti. İnan ki Makedonya’da daha güzel konuşuyordum gııııı ancak bu kadar yazabildim. Seni unutmayacağım.
SEYHAN İBRAİMİ

Sana bu mektubu Zübeyde Hanım 5 yıldızlı otelinin 4 kişilik konforlu mu konforlu kral dairesinden yazıyorum. Hani seninle ilk tanıştığımız, ardından da yaklaşık 1 sene boyunca kah coşup, kah efkarlandığımız odadan.
Şaka bir yana, diğer yurttan buraya geldiğimde ilk sen oldun oda arkadaşım. Daha ilk günden “Sen çok ders çalışır mısın?” diye sormandan anlamıştım ne kadar çalışkan olduğunu. Çalışırım, çalışırım demiştim ama hepsinin palavra olduğunu sen sonradan anlamıştın zaten.
Bir insanı gerçekten tanıyabilmek için aynı yerde yaşamak gerekir. Kader bize birbirimizi gerçekten tanıma fırsatı verdi. Her ne kadar belli olmasa da ben senden çok şey öğrendim.
Mesela zamanın akıp gittiğini ve çok önemli olduğunu sık sık hatırlattın bana. Sonra sıcaktın sen. Bu güne kadar ki yurt arkadaşlarımın en sıcak en cana yakınıydın.
Seni şen kahkahalarınla ve güzelim Isparta ağzınla hatırlayacağım.
Umarım hiçbir zaman dudaklarından kahkahaların eksik olmaz.
ARZU SAĞDIÇ

 

   

Havvana Doğan

havvana.dogan@mynet.com