Kardeşim seni tanıdığım ilk zamanlarda  "gıcık çocuk" diye bir fikir oluşmuştu bende :) Fakat sonra seni tanıdıkça senin hakkındaki fikrim "iyi çocuk la aslında" diye değişti. Sonuç itibariyle okuldaki en sevdiğim arkadaşlarımın arasına girmen pek uzun sürmedi ve ben şu anda seni tanımaktan, 4 yıl boyunca seninle arkadaşlık yapmış olmaktan çok mutluyum. Temennim odur ki hayat iyi kalbini, güzel gönlünü hiç bir zaman yıpratamaz ve seni tanımadan kimseye senin hakkında kötü fikir oluşturma fırsatı vermez. (Ümit Yurtoğlu)

Hakancığım bu yıllık meselesinde sana ileride değil şimdiden teşekkür ediyorum. Çünkü ben bu güzel günlerin ve arkadaşlıkların özlemini şimdiden çekmeye başladım. sen gerçektende benim için çok iyi bir dostsun, bütün güzellikleri hak ediyorsun hatta yeni mahalle ticaret meslek lisesine 5 sefer gitmeden ders anlatmayı bile hak ediyorsun...... İnşallah hep mutlu olursun.  (Mehmet Öztoprak)

Benim büyük kardeşim hakan. Her ne kadar gerçekte terside olsa biz birbirimize böyle hıtap edıyoruz degıl mı? Kardeşim bazen sana bakıyorum ve ortak birçok yönümüz olduğunu düşünüyorum. Ama daha uzun uzadıya muhabbet edemeden dört yılı bitiriyoruz. Zaman gelip çattığında yollar ayrı düştüğünde mutlaka hatırımda olacaksın. Önümüzde çok uzun ve zorlu bir yol var. umarım istediğin her şeyi gerçekleştirir ve sevdiğine kavuşursun.. Sevgilerimle (Gökhan Tezel)

Kardeşim Hakan!
Adını ilk defa ikinci dönemin başında duymuştum. Herkesin ağzında “sadece bir tane dersi AA olmayan arkadaş” olarak. Al işte son sınıfta bitmek üzere. Bazı şeyler son kez yapılır, son nokta konulur. Ama bu son nokta olmayacak. Ne Çanakkale de tir tir titreyerek sabahladığımız günleri, ne aç kaldığımız günleri, ne de telefonunun melodisini (bu kalp seni unutur mu?) unutacağım. Seni asla. Nokta. Hayatımdaki son noktaya kadar. (Erhan Özer)

Kardeşim Hakan!
Buraya bu yazıyı yazarken mutluluğun yanında biraz olsun hüzün de yaşıyorum. Çünkü artık sonlara geldik ve senin gibi bir kişiyle önceki gibi çok fazla görüşemeyeceğim. Yurt arkadaşım. Beşevler-Bahçelievler-Aşti-Armada veTahsin Banguoğlu güzergâhını unutmamız mümkün mü? Sen, Recep, Ben, Sedat ve Erhan başrollerde bir kitap yazılır. Ancak yarım sayfaya sığdırmak o kadar zor ki. Şuna çok seviniyorum; sabah saat onda-onbirde artık üzerime atlayarak kaldıramayacaksın beni. Şiddet eğilimli dostum benim demeyeceğim sana burada yazılmaz değil mi? Hayatında başarılı olacağın kesin. Ben sana sadece güzel günler ve mutluluklar diliyorum. Her şey için teşekkürler. (Faruk Öker)

Hakanım canım kardeşim! Kardeşim diyorum çünkü bizimkinin arkadaşlıktan öte kardeşlik olduğunu düşünüyorum. Sen çok iyi bir arkadaş çok sıkı bir dostsun benim gözümde. Neler yaşadık seninle öğrencilik hayatımızda. Yürüyerek Gölbaşından Aşti’ye iki buçuk saatte birlikte yürüdük. Çanakkale gezisinde birbirimizi ısıttık :-). Her ne kadar şiddet eğilimli olsan da sen benin kardeşimsin :-). Okul bitse uzaklara gitsek de muhabbetimizin, dostluğumuzun sürekli olacağını düşünüyorum. Çünkü insan hayatında kaç defa senin gibi bir dosta sahip olur ki. İyi ki varsın, iyi ki arkadaşımsın, iyi ki kardeşimsin. Okul bitince en çok özleyeceğim kişilerdensin. Daha ne söylenir ki senin için sen bitanesin. Bir arkadaşta, bir dostta, bir kardeşte hangi özellikler bulunması gerekiyorsa sen bunların hepsine sahipsin. Hayat boyu unutulmamak dileğiyle... Çünkü ben seni hiç unutmayacağım!
Sana dünyanın en güzel bahçelerinden bir “Gonca” diliyorum. İnşallah ömür boyu mutlu olursunuz. Hayat sana sen hayata hep gülersiniz umarım (Recep Karakuzu)

Hakan! Sen benim Ankara maceramdaki ilk arkadaşım ilk dostum olmuştun. Beraber takılır, beraber gezer, beraber ders çalışırdık. O zamanlar seni hep kıskanırdım. Yaşın küçük ve çok başarılı biriydin. Gerçi benim yaşımın da büyük olması dolayısıyla arkadaşlar “aranızda kuşak farkı var!” diye espri bile yapmışlardı. Okulun ilk yıllarından bu güne geldiğimizde seni gözümde tekrar canlandırıyorum da... İnanılmaz bir gelişim, değişim geçirmişsin doğrusu. Yani çok büyük bir mesafe kat etmişsin her konuda. Mesela giyimin, tarzın, konuşmanla o kadar büyüdün ve olgunlaştın ki kıskanmamak elde değil.
Her şey bir yana seni okul sonrasında da unutmayacağım. Bir gün yolun İstanbul’a düşerse seni misafir etmeyi çok isterim. (M. Ferhat Kondakçı)

Evimde misafir etmekten zevk aldığım, okulda ve okul dışında da en iyi anlaştığım arkadaşlarımdan Hakan. Hayatta bazı arkadaşlarınızı kendinize benzetirsiniz ya işte bana en çok benzeyen arkadaşım o. Onunla futbol konuşmak ayrı bir güzellik. Hele futbol oynayışını seyretmek ayrı bir güzellik. Rahat tavırların ve açık sözlülüğünle hatırlayacağım seni. Bir de uykusuz gecelerdeki çağrı atarak yaptığın yoldaşlıkla. Güle güle hakan. (Emrullah Oruç)

Sevgili Hakan! Hangi birinden bahsedeyim ki; bir iddia üzerine Gölbaşından Aşti’ye kadar yürümeniz mi, yoksa underground da sabahtan bırakıp da akşam aynı pozisyonda bulmamız mı, derste hocanın konuşmaları arası bir “niye” sözcüğünü yerleştirip başladığın konuşma furyasının Mehmet Arslan’ın dersinde atılıncaya kadar devam etmesi.
Bilmukabele sevgili kardeşim hayatta başarılar dilerim.
Aklı hür, vicdanı hür olasın. Avrupalarda okuyasın. (Sedat Önder)

O bu sınıfın küçüğüdür ama yanlış anlamayın boyca değil yaşça. Bu nedenle herkes ona küçük bir çocuğu sever edasıyla yaklaşır. O ise hiç hoşlanmaz bu durumdan. Halbuki o kadar olgun bir kişiliği vardır ki onun. Her şeyi büyük bir olgunlukla karşılaması, sevgisiyle size yaklaşması, sohbetiyle o kocaman bir adamdır.
Samimiyetin ve arkadaşlığın için teşekkürler. Çok ama çok mutlu olman dileğiyle... (Selcan Yıldız)

Kardeşim senin gibi bir arkadaşa sahip olduğum için ne kadar şükretsem azdır. Ben ne girdiğimiz iddiaları ne karda kışta Balgat yurdunda yaptığımız maçları unutamam. Umarım hayatın boyunca mutlu ve başarılı olursun. Unutulmamak dileğiyle. (Serkan Yıldız)

HEMŞOCUĞUM: Üniversite hayatımın bana ilk hediyesi senin gibi bir dost bulmam oldu. Bu dört sene boyunca halimden en iyi anlayanlardan biriydin kardeşim benim. Senden kitap ve defterlerime “Gonca ve Hakan” yazmandan başka hiçbir şikâyetim yok. Sen candan ama biraz çocukça ayrı bir dostsun. Umarım hep böyle azimli ve ‘Çevreci’ olarak kalırsın. (Murat Dicel)

Senin kadar Karadenizlisini görmedim kardeşim. Beter ol emi. Daha mutlu, daha neşeli Allah sana daha çok başarı versin. Karadenizlilik seni hiç bırakmasın. (İlyaSerap)

Üniversite hayatım boyunca benden hiç bıkamadan usanmadan bana eşlik eden, arkadaşlıklarını yanımdan hiç eksik etmeyen arkadaşlarıma sonsuz teşekkür ediyorum. Siz dört yıl önce yaşamıma girdiniz ama sonuna kadar orda var olacaksınız. Gazili olmanın ayrıcalığını bana sonsuz sevginiz ve arkadaşlıklarınızla gösterdiniz. Gerçek ayrıcalık bu olsa gerek. Hep hatırlanmak dileğiyle... Sizleri çooooooooook özleyeceğim! :-((Recep, Faruk, Erhan, Sedat, Gökhan, Emrul ve daha ismini yazamadığım bütün arkadaşlarıma: sizler benim buradaki herşeyimsiniz, beni hiç yalnız bırakmayın!) HAKAN ÖZDEMİR