Yaa feridem, seninle 4 yıl önce tanıştığımızda bu günlerinde geleceğini hiç tahmin etmemiştim…seninle dostluğumuz bir başkaydı be…okulun ilk günü başladı sanki yıllar öncesinden tanışıyormuşuz gibi yada ruh ikizi gibi. Seninle paylaştıklarımız nasıl kaleme alınır ki..ç güven parkta portakal suyu simit muhabbetlerimiz ya şelalenin üzerinde saatlerce oturup aşağıdan geçen insanları izleyip dertleştiklerimiz…senin kaçak bizim yurda girişin, ya Ankara sokakları ah ah…bir dili olsada konuşsalar, az mı yürüdük be seninle Kızılay aşti arsı vız gelirdi bizeJ bazen beş kuruşa bile muhtaç olduk, bazende birgünde aylığımızın yarısını yedik. Bukadar çok şey paylaştığın insan için ne yazabilirsinki..sen benim yaramaz, munzur, esprili ama aynı zamanda düzenli, çalışkan ve sorumluluk sahibi a birde güzel saçlı, biricik maymınımsın a pardon maymın bendimJ bir ömür boyu bu dostluğun sürmesi dileğimle…
AYLACIMMM

Canım arkadaşım
Ferideciğim, adaşım biliyorum bana kendi aranızda küçük feride diyorsunuz. Aynı zamanda eski yurt arkadaşım. Candan ve ayten gibi kabuslarımız olsada yurtta paylaştığımız çok anımız var. Yurdun giriş saatine yetişmek için az mı koştuk İzmir caddesinden aşağı, sabah ben ders çalışmak için ÇS’ye gelirken sen ara vermek için odanın yolunu çoktan tutmuş olurdun, bende o gazla oturup ne çalışırdım. Ben yurtta sadece iki yıl kaldım. Üç kere su ısıtıcısından yakalandım nerdeyse atılıyordum. Sen dört yıldır yurttasın yurtla ilgili hiçbir vukuatın yok.senin bu dikkatli ve disiplinli kişiliğin her zaman hoşuma gitmiştir.az çekmedik  seyahatlerden ama sorsalar ortak temennimiz seyahatlerinde atamalarının olması J aklıma geldi de tavlada sınıfın rakipsiz kızıydın. Birbirimize kızdığımız günler olsada arkadaş kalmayı başardık. İnşallah bu arkadaşlık hep devam eder. Umuyorum ki çalışkan kişiliğinle geleceği isteklerine göre şekillendireceksin.İnşallah mutluluklarla dolu bir hayatın olurJ
FERİDE

Seninle az günler geçirmedi,k Feridecim. …imdat dediğim anda yetişir,”bende o notlar var temize geçirir veririm” derdin.. nede olsa sen bizin BÜYÜK feridemizsin.. birbirimize destek vererek girmiştik halkoyunları ekibine. Odalarımız hep aynıydı.. birliktelik dostluk ayrılmamak gerektirir çünkü.. umarım zamanda bunun  aksini göstermez bize.. okula karşı titizliğin alakan “hallederiz”lerin hayata karşıda devam eder eminim. Sen kararlı ve azimlisin. Dostluğumuzun ömür boyu devam etmesi dileğiyle …
Mutlu kal arkadaşım…
EMİNE

Canım arkadaşım…dört yıllık bu süreçte (özellikle birinci sınıfta) neler paylaştık hep beraber. Birinci sınıftaki denizliye gitme teşebbüsü kışın ortasında gençlik parkında kayıkla buz kırmamız ha birde şu unutulmaz Çanakkale gezisi yani seni bana hatırlatacak okadar çok şey varki…sen çok iyi bir dost, çok iyi bir sırdaş kısacası mükemmelsin ya. inşallah hayat sana hep güler ve ilk otuza girersin
RECEP

Ferideciğim,
Sana seni yada seni insanlara anlatmak gereksiz ve boş olur. Eminim bu sayfa bu tür yazılarla doludur. Yüreğindeki saflık, güzellik, içtenlik gözlerinin içinde doğmuş. Bu geçirdiğimiz üç senede göstermiş olduğun dostluk, yakınlık, her şeyde kendin oluşun, fazlasıyla açık sözlü olman , paylaşımların, yardımseverliğin hayatımda bıraktığın etki ve bunların karşılığında benim yapabildiklerim. Hayatın şu acımasızlığında senden kopup gidecek veya gelipte seni bulacak her zorluğu kolaylıkla aşabilmendir tek isteğim.öğretmenlik yaşamında mutluluğun, başarının peşini bırakmaması dileğimle…
UYUŞUK(SEVİM)

Bir odayı paylaşmak nedir? Bir odayı paylaşmak öncelikle her zaman ve her durumda omuz omuza olmaktır… arkadaşın akşam odaya ağlayarak geldiğinde onu dinlemek ve ona kucak açmaktır. Sonra onu teselli etmek ve her durumda ‘senleyim’ diyebilmektir. Sabah erken dersin olsa da eğer diğer arkadaşının bir derdi varsa o kendini iyi hissedene kadar onla ayık kalmak ve derdine çareler aramaktır Yüksek sesle avazın cıktığı kadar bağırarak şarkı söylemektir kimi zaman… kimi zaman da istemediğin halde o kanaldaki o saçma sapan diziyi sırf arkadaşın istiyo diye onla beraber islemektir…ama hepsinden önemlisi bir odayı paylaşmak aile olmaktır…. Gerektiğinde anne, gerektiğinde abla….Küçücüktüm ben bu şehre geldiğimde… bunları bana sen öğrettin cnm bnmm… geçirdiğimiz o güzel 2 yılı öyle özlüyorumki şimdi. Ne kadar da çok eğlenmişis ne kadar da sağlam bir arkadaşlık kurmuşus düşününce… biliyorumkii sana ne zaman ihtiyacım olsa ordasın bildiğim bişey daha var… o da mutluluğu ne kadar çok hak ettiğin cicim… hep mutlu ol, seni çok seviyorum
KOKOŞ (ÖZGÜCÜK)

Datlım, gıymatlım, bidenem, söyle ben sensiz nerelere gidem? Ene huna bak gari sen canım benim gidiyosun be gerçekten, gerçi senden önce gittim ben, oda karıştı malum. Bizi bizden ayırdı diyerekten ağladığını görür gibi oldum birdenJ seni öğretmen olarak hangi memleketin hangi köşesinde görücem bilmem ama inan gönül ister gel sen antalyaya!
DİYETİSYEN SEDA

bu 4 yıl içinde okadar çok şey yaşadık ki  yaşadığımız tek bir anının güzelliği bile sayfalara sığmaz .seninle aynı sınıfta olmak gerçekten güzel di.kalbindeki güzellikleri yansıtabilmen dileğiyle...
ÇİĞDEM

Neslihan? Deyişi vardır.biterim ben ona ruh hali ne olursa olsun karşılaştığımızda yüzünde kocaman bir gülücük yerleştirir. Severse sizi çok sıcaktır, samimidir, paylaşımcıdır.bir okadar açık sözlü, dobra ve espirilidir. Anlayacağınız gökkuşağı gibidir, çeşit çeşit . her insana hitap eder. Bilirsiniz gökkuşağını yakalamak zordur. Ben bu gökkuşağını gördüm ve gördüğüm içinde çok mutluyum. Hayatında senin gibi farklı güzelliklerle dolsun!
NESLİHAN

Sevgili feride…
Dört yıllık üniversite döneminde en cana yakın en muhabbetçi ve insanlara önem veren çok yönlü kişiliğinle tanıdım seni. Soğuk bir kış gününde dördümüzün (Ayla, sen, ben, recep) deniz bisikletiyle gençlik parkında buz tutmuş yüzeyi yol açarak yaptığımız gezintiyi, yine soğuk bir kış günüde gölün üzerindeki tehlikeli çocuksu eğlenmemizle ( kimine göre tatili fırsat bilen genç çocuklardık; TGRT haber ) yılbaşı gecesiyle (2004) hatırlayacağım.
ERHAN ÖZER