Merhaba. Bu heyecanlı yolculuğa başlamadan önce; değerli bilgi ve deneyimleriyle bana yardımcı olan, yolumu aydınlatan sevgili hocalarıma, her ihtiyaç duyduğumda yanı başımda gördüğüm çok değerli arkadaşlarıma ve hayatımın başlangıcından bu yana hiçbir desteğini benden esirgemeyen canlarım babam, annem ve kardeşime sonsuz teşekkürler.Sizler olmasaydınız burada olamazdım.İyiki varsınız.Hepinizi çok seviyorum.
BEGÜM
Çok değil bundan 4 sene önce, Şerife Bacı’nın berbat odalarında birbirimizden habersiz yaşayıp gidiyorduk. Birgün duyduk ki Beştepe diye bir yurt açılmış.İşte o anda birbirimizden habersiz karar verdik o yurda geçmeye. Hayatımda verdiğim en iyi kararlardan biriydi.Yoksa seni nasıl tanıyacaktım ben. Gün geçtikçe daha da ısındık birbirimize. Şimdi benim canım aşkımsın. Ben sensiz ne yaparım, kime dert yanarım, kimin omzuna başımı koyup ağlarım, kimi senin kadar çok kızdırıp gıcık edebilirim. Tek isteğim yollarımız hiç ayrılmasın. Bunun için hep dua edeceğim ve göreceksin beraber yaşlanacağız…
Esra….
Önce kıdemli oda arkadaşlarımızdan(!) dinlediğimiz oda fetvası, sonra “ah bugün de bitti çok şükür” diyerek karaladığımız el yapımı takvimler, bir de 1m2lik alanda yediğimiz sahur yemekleri… Neyse ki bu kötü günleri iki aya hapsedip yeni yurdumuzda çok güzel günler geçirdik 4 sene içinde. Ankara maceramızın ilk gününden başlayıp sonuna kadar benimle olduğun için, bazen dozunu kaçırdığım şakalarıma katlandığın için, yaptığım her espiriyi destekleyip beni daha da gaza getirdiğin için, birine sinirlendiğimde hemen gözüme bakıp bunu anladığın için, son doğum günümde aldığınız hediye ve yanımda bulunduğun için, “zuhahahaa” gibi espirilere hayat verdiğin için ve en önemlisi arkadaşım, olduğun için çok teşekkür ediyorum canım benim…
Sıdıka….
Sevgili Güzin ablacım Begüm’üm. Bu kızla çok şey yaşadık 4 senede. Gitmediğimiz korku filmi, gezmediğimiz yer kalmadı. Kimi zaman mum ışığında bir yemek (yanlış anlamayın elektrikler kesilmişti), kimi zaman da karanlık gecekondumuzda küçücük bir mum ışığında anlatılan korku filmleri, hikayeleri birleştirmişti bizi. Aslında en başında karlı bir Aralık günü kader birleştirmişti yollarımızı, şimdi yine kader ayırıyor. Ama biz hiç ayrılmıycaz dimiL Seni tanıdığım için çok şanslı hissediyorum kendimi beyav (gidip bi bilet mi alsam) Hep SERT bir BEGÜM olman dileğiyleJ SENİ ÇOK SEVİYOMM (508/5)
Meral….
Gıcık insan. Soğuk nevale seni.Hatırlarsın nasıl tanıştığımızı. Ben tüm sevimli halimi takınıp merhaba demiştim ama sen pek takmamıştın beni. O gün bundan ne köy olur ne kasaba demiştim. Sonra nasıl olduysa girdin gönlüme. Sonrası mı? Ayrı kaldığımda yokluğunu hissettiğim, özlediğimsin şimdi. Sensiz okul çekilmez oluyor.Ya yaz okuluJ Hatırlarsın ben korkardım bazen üst ranzaya tıklardım; “Begüm ben korkuyorum gelsene yanıma” diye sen de hiç ikilemez gelir, sarılıp yatardın bana. İşte bak geriye hep güzel anılar kaldı. Ve sonuna geldik. Ama yine de değişmeyecek şeyler var değil mi? O da dostluğumuz. Seni çok seviyorum canım arkadaşım. İyi ki varsın. Sıkıldığında omzuna dayanıp ağlayacağın, mutlu olduğunda sevincini paylaşacağın biri var unutma. “sevimli arkadaşın”…
Şenay….
Canım hemşom. Balıkesirli olduğunu öğrendiğimde ayrı kaynadı kanım sana. İçten, samimi, sıcak insanlardır Balıkesirliler.Hayata karşı duruşunu çok beğendiğim ve örnek aldığım kişilerdensin. Eminim senden harika bir öğretmen olur. Tabii iyi bir de eş. Düğününde üç etek giyip döne döne oynarız artık. Canım arkadaşım iyi ki senin gibi birini tanımışım ve çok üzülüyorum ayrılıyoruz diye. Beni sakın unutma emi bir de defterine çizdiğim kalpleri. Seni seviyorum hemşom.
Hatice…
Begüm’üm kızıl ejderim benim. İyi ki yaz okuluna gelmişim iyi ki tanımışım seni. Yoksa senin hala buzdolabı gibi biri olduğunu düşünecektim. Bu kadar sıcak ve içten olduğunu hiçbir zaman öğrenemeyecektim. Yaz okulunda yurtta sıkıldıkça bahçeye pişti oynamaya çıkardık ve ben seni bir kere bile yenemedimL İnsan nezaketen yenilir be. Her neyse işte güzel günlerdi o günler. Umarım hayatında karşılaştığın zorlukları beni piştide yendiğin gibi kolaylıkla yenersin..
Ebru….
Kırmızı bir karanfildir Begüm. Baştan ayağa inceliktir, zarafettir. Karanfil nasıl bulunduğu ortamda güzelliğiyle, mis gibi kokusuyla fark edilirse, Begüm de öyledir. Yorgunluğumu alan durağımdır, en etkili ilacımdır o. Sıcacık gülüşüyle ısıtıverir içimi. Her zaman sakindir, temkinlidir, mantıklıdır. Bir o kadar da neşeli, canlı ve içtendir. Canım ömrün istediğin gibi, bir karanfilin güzelliği, kokusu gibi unutulmaz olsun…
Neslihan….
2,5-3 yıldır aynı odayı paylaşıyoruz seninle, bu yıllar nasıl geçti anlayamadım sanki her şey daha dün gibi. Neler yaşanmadı ki 508 nolu odada. Sevinçler, hüzünler, kavgalar, barışlar. Ama önemli olan bu son anlarda bile hepimizin tek yürek olması değil midir? Az da olsa bak hepimiz birbirimizin yüreğine bir şeyler karaladık. İnşallah bunlar unutulmayacak olanlardır. Ayakucu arkadaşıma sevgiler, her şey gönlünce olur inşallahJ
Havva….
Seni hep üniversite sıralarında ilk tanıştığım arkadaşım olarak hatırlaycağım.Ve tabii ki kendine güvenli, akıllı, çalışkan, gelişmeye açık yönlerinle. Senin için şunu söylemeden de geçemeyeceğim: Diksiyonun o kadar düzgün ki tv’de haber sunuculuğunu denemelisin. Bunu bir düşünJ Layık olduğun mutluluklara ulaşman dileğiyle…
Serap….
Odada en geç ben tanıdım seni. Ama bayağı şeyler de yaşadık galiba. Artık hiçbir konsere yalnız gitmiyorum mesela ya da metroda içecek alırken kampanyayı iyi okuyorum rezil olmayayım diyeJ Şimdi gidiyorsun, umarım güzel yarınların başlangıcı olur. Gelecekten senin için bir şey ummak yerine her şeyin umduğun gibi olasını dilerim..
Selma…
Seni gözümde geleceğin en iyi öğretmeni olarak görüyorum. Senin gibi heyecanıma hakim olmak isterdim. Seni kırmızı saçlarınla hatırlayacağım. Seninle geçen 4 yıl yüreğimin bir köşesinde hep kalacak. Dostluğumuzun daim olması dileğiyle.
Hanife….
Tatlı sert derler ya işte öyle bir şey. O insanlarla arasındaki mesafeyi koruyabildiği gibi aynı şekilde samimiyet ve sıcaklığı da size yaşatır. Hani düşünmediklerinizi düşündüren esrarengiz insanlar vardır ya. Begüm de öyle. Aslında çok hanımefendi bir görüntüsü vardır ama ben hep o hanımefendinin çılgın bir kız çocuğun olduğunu düşünmüşümdür. Çünkü hava sessizleştiğinde ve yumuşadığında bir tatlı Nisan yağmuru beklersiniz ya ondan.Her an onun çılgın bir rock şarkıcısına dönüşeceğini düşünüyorum. Ama yanlış anlamayın o hayatın bütün renklerini bünyesinde dengeli bir şekilde barındıran bir insan. Sülfürik asidi çok koyup sizi havaya uçurmaz. O hayatın ayarını ve dengesini oturtmuş bir insan.Hayatın güneşin hoş huzmeleri gibi parlak geçmesi dileğiyle...
Suval….
Karşıdan baktığınızda “Benimle konuşur mu ?” dediğiniz, bir merhabayla dünyasına girebildiğiniz nadide insanlardan biridir Begüm.O bu sınıfıngülüdür. Çok tatlı ve samimidir. Konuşurken onu kırmamak için çalışmak zorunda hissedersiniz kendinizi.Ve bence onun kadar güzel kimse taşıyamaz bu özelliği.Bu güzel gülün hiç solmaması temennisiyle...
Selcan.. |